MEZOTERAPİ İLE ÇATLAK TEDAVİSİ

LAZERLe çatlak tedavisiMEZOTERAPİ İLE ÇATLAK TEDAVİSİ

Mezoterapi 1952 yılında ilk olarak Fransa’da ortaya atılmış bir tedavi yöntemidir. Daha sonraki yıllarda kullanım alanı yaygınlaştırılarak 1975’te tüm dünyada kabul görmüştür. Mezoterapi ile ciltteki kırışıklıklar, sarkmalar, selülit tedavisi, çatlak tedavisi gibi tedaviler yapılmaktadır. Mezoterapi, sorunlu bölgenin ihtiyacı doğrultusunda hazırlanan bitkisel ve kimyasal bileşiklerin dokuya mikro iğneler (kanüller) ile enjekte edilmesi ile yapılmaktadır.

Mezoterapi tedavi yöntemlerinden mezoterapi ile çatlak tedavisi uygulamasında da cilt çatlağı oluşan bölgeye, bu bölge altındaki bağ doku elemanları harekete geçirilerek dokunun yenilenmesini başlatıcı bitkisel ve kimyasal bir bileşik verilmektedir. Bu sayede bağ doku elemanlarından elastin ve kolajen rejenerasyonu ve esnekliği sağlamaları için uyarılmaktadır. Bu işlemde kanüllerden faydalanarak enjeksiyon işlemi yapılmaktadır. Bu mikro iğnelerinin çapları çok küçük olduğu için minimum düzeyde acı ve ağrı duyulmaktadır. Bu işlem ile yalnızca çatlaklardan kurtulmakla kalınmaz, cildin canlanması ve tazelenmesi de sağlanmaktadır. Bu açıdan da mezoterapi uygulamaları önemli tedavi tipleridir.

Mezoterapi ile çatlak tedavisi, genellikle çatlağın büyüklüğü ve derinliğine bağlı olarak değişen seans sayılarında uygulanmaktadır. Fakat özellikle ergenlik döneminde oluşmuş olan daha basit düzeyde ve gerilemiş olan cilt çatlakları için 2-4 seans da yeterli olabilmektedir.

Mezoterapi ile çatlak tedavisi, işlem sonrasında hemen günlük hayata dönülebilmesi açısından oldukça avantajlı bir yöntemdir. İşlem akabinde hafif kızarıklık olması normaldir. Fakat beklenmeyen yan etkiler görüldüğünde zaman kaybetmeden hekiminize danışmanız gerekmektedir.

 

 

LAZERLE ÇATLAK TEDAVİSİ

LAZERLe çatlak tedavisi 2LAZERLE ÇATLAK TEDAVİSİ

Ergenlik döneminde, hamilelik döneminde ve erkeklerin vücut geliştirme amacıyla dışarıdan steroid hormonu aldıkları dönemlerde ciltte bağ doku destek elemanlarından olan ve cildimizin esnekliğinden sorumlu elastin yapı destek elemanlarının yapıları bozulmaktadır. Bunun kaynağı hormonal değişimler aşırı miktarda ve düzensiz şekilde olmasıdır. Elastinlerin yapısının bozulduğu bölgelerde kırmızımsı renklerde izler oluşmaktadır. Bu izler sağlıklı cilt dokusuna oranla daha incelmiş bir görünüm sergilemektedirler. Fakat yapılan mikroskobik incelemeler, dokunun incelmediğini yalnızca elastinlerini kaybettiğini göstermektedir.  Burada halk arasında yanlış bilinen gerilme nedeniyle yırtılma olmamakta yalnızca yapı destek elemanları bozulmaktadır.

Cilt çatlakların oluşum mekanizmasının aydınlatılması ile birlikte cilt çatlağı tedavisi araştırmaları da buna paralel olarak yürütülmeye başlanmıştır. Günümüzde cilt çatlaklarının yüzde yüz tedavisi mümkün değildir. Lazerle çatlak tedavisi işlemi de buradan hareketle çatlakların renk tonunu cilt ile daha uyumlu hale getirmeyi hedefleyen bir tedavidir. Lazerle çatlak tedavisi siz normal günlük hayatınızı sürdürürken de uygulanabilen, yaklaşık 4-5 seanslık işlemlerden oluşan bir tekniktir. Her seans yaklaşık 20-30 dakika arasında değişmektedir.  İlk seans uygulandıktan sonra ikinci seans 1 ay sonra yapılmaktadır. İlk uygulama yapıldıktan 7 gün sonra belirgin şekilde çatlakların renginde açılma gözlenmektedir. Bazı cilt çatlağı vakalarında 2 seans da yeterli olabilmektedir.

Lazerle çatlak tedavisi görürken seanslar sonrasında hafif kızarıklık olması normal karşılanmaktadır. Bu belirtiler 3 gün içerisinde geçebilmektedir. İstenemeyen bir durum yaşadığınızda vakit kaybetmeden hekiminizle görüşmeniz gerekmektedir.

 

DERMOROLLER İLE ÇATLAK TEDAVİSİ

DERMOROLLER İLE ÇATLAK TEDAVİSİ

Dermoroller ile çatlak tedavisi çok sayıda farklı çap ve uzunlukta mikro iğnelerin derinin stratum korneum tabakasında kanallar açılıp bağ doku elemanlarını uyarması ile yapılmaktadır. Bu yöntem ile hem çatlak tedavisi hem de cildin canlandırılması işlemi bir arada yapılmaktadır. Bu durum yöntemin sağladığı en önemli avantajdır.

Dermoroller ile çatlak tedavisi, mikro iğnelerin çatlak oluşan bölgede mikro hasarlar oluşturarak yaraların iyileştirilmesinden sorumlu doku faktörlerinin uyarılmasını sağlamaktadır. Tıpkı yaralandığımızda nasıl doku kısa sürede rejenerasyon yaparak yaranın kapanmasını sağlıyorsa bu teknikte de aynı düşünceden hareketle uygulama yapılmaktadır. Esas olarak çatlak oluşumundan sorumlu olan elastinin uyarılmasını hedef alan bu yöntemde asgari olarak 4 seans uygulama yapılmaktadır. Sorunun büyüklüğüne ve derinliğine bağlı olarak seans sayısı arttırılabilmektedir. Her seans arasında 1 ay geçmesi gerekmektedir. Her seans sorunun büyüklüğüne bağlı olarak 30-60 dakika arasında değişen uygulama süresine sahiptir.

Dermoroller ile çatlak tedavisi öncesinde sterilizasyon büyük önem taşımaktadır. İşlem sonrasında da herhangi bir enflamasyon oluşmaması için hijyene önem verilmektedir.  Antibiyotik kremler kullanılabilmektedir. Ayrıca çok faktörlü güneş kremi de kullanılmadır. İşlem gören bölge mümkün olduğunca doğrudan güneş ışınları ile temastan korunmalıdır.

Bu işlemin diğer yöntemlere üstünlüğü kısa sürede günlük hayata dönülebilmesi ve minimum acı ağrı duyulmasıdır. Siz de dermoroller uyulmasında faydalanmak istiyorsanız bu konuda uzmanlaşmış dermatologlar ile görüşerek daha detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz.

 

ÇATLAK TEDAVİSİ YÖNTEMLERİ

ÇATLAK TEDAVİSİ YÖNTEMLERİ

Cildimizin canlılığından ve üzerinde oluşabilecek sorunlardan bağ doku sorumludur. Bağ doku derimizi oluşturan epitel doku hücreleri altındaki bağ doku hücreleri ve yapı destek elemanlarından oluşan kaslar ile cilt arasındaki bağı kuran bir ağsı bir sistemdir. Bağ dokunun ağsı siteminin yüzde 80 kolajen yapı destek elemanı oluştururken, yüzde 4 olarak da elastin yapı destek elemanı oluşturmaktadır. Kolajenin varlığı ve aktif olması cilt dokusunun canlanmasında, mevcut yaraların iyileşmesinde, bozulmaların ortadan kaldırmasında rol oynarken, elastin cildin esnekliğini sağlamaktadır.

Çatlak oluşumunda elastinlerin bozulması göze çarpmaktadır. Bilindiği üzere de çatlaklar normal cilt dokumuzun aksine esnekliğini kaybetmiş dokulardır. Bunun dışında normal cilt dokusunda bir farkları yoktur. Cilt çatlakları mor, kırmızı, ya da cilt dokusundan daha açık renlerde olabilirler. Bu görünüm hiç hoş olmamakla birlikte kişileri psikolojik olarak da etkilemektedir.

Günümüzde çatlak tedavisi yöntemleri çeşitlilik göstermektedir. Çatlak tedavisi yöntemleri geçmişte yoğun olarak krem ve losyonlar gibi cilt yüzeyine uygulanan işlemlerden ibaretti. Bu teknikler de çatlaklı bölgede enflamasyonun engellenerek, elastinlerin bozularak çatlakların oluşmasına sebebiyet veren hormonları baskılayabilir. Fakat bu işlemler görsel olarak bir iyileştirme gösterememektedir. Diğer yandan lazer ışınları verilerek yapılan tedavilerde hem görsel hem de fizyolojik olarak değişimler gözlenmektedir. Elastinlerin yeniden bölgede üretilmesi mümkün olmadığından bu görsel iyileştirmeyi çatlaklar ile cilt tonu arasındaki nüansı kapatarak ve kolajenleri uyarıp rejenerasyonu sağlayarak başarmaktadırlar.

Çatlak tedavisi yöntemleri içinde kendinize en uygun olanı ve sıcak baktığınızı belirleyerek o teknik üzerine uzmanlaşmış dermatologlardan konu ile ilgili aydınlatıcı bilgi alabilirsiniz.

 

ÇATLAK TEDAVİSİ (CİLT ÇATLAĞI)

ÇATLAK TEDAVİSİ (CİLT ÇATLAĞI)

Çatlaklar özellikle kadınları çok rahatsız eden, ciltte mor, kırmızı ya da daha açık renklerde oluşan cilt problemleridir. Çatlakların genel bilinen kilo alıp verme ile derinin gerilmesi sonucu değil, hormonal düzensizlikler sonucu oluştuğu tespit edilmiştir. Dolayısı ile buna paralel olarak çatlak tedavisi (cilt çatlağı) yöntemleri de bu yönde geliştirilmeye başlanmıştır.

Çatlak tedavisi (cilt çatlağı) için öncelikli olarak çatlakların oluşumuna neyin neden olduğu tespit edilmesi gerekmektedir. Bilindiği üzere cildimizde oluşan durumlar ile bağ doku ilgilidir. Bağ doku %80 kolajen yapı elemanlarından %4 elastin yapı elemanlarından oluşmaktadır. Kolajen cildin tazelenmesini sağlayan ağsı bir örtü gibi bağ dokunun bütünlüğünü sağlayan yapı destek elemanı iken elastin cildin esnekliğinden sorumlu yapı destek elemanıdır. Dolayısı ile elastinler görevini yapmadığında ya da bozularak ortadan kalktıklarında o noktadaki esneklik kaybedilir ve çatlaklar oluşur. Elastinlerin bozulmasındaki en önemli etken ise hormonlardır. Çatlakların genellikle ergenlikte ve hamilelik sırasında oluşmasının nedeni de bunun ile ilişkilidir. Hamilelikte ve ergenlikte artan hormon salgısı elastinlerin yapısını bozarak özellikle cildin hassas bölgeleri olan kolların ve bacakların iç bölgeleri, göbek, kalça kısımlarında mor ve kırmızı renklerde iz oluşmasına neden olmaktadır.

Çatlak tedavisi (cilt çatlağı) için kişisel metotlar ya da kulaktan dolma bilgiler ile uygulama yapmak yanlış olabildiği gibi hem zaman hem para kaybı açısından da dezavantajdır. Bu noktada destek için mutlaka dermatoloji uzmanları ile görüşülmesinde fayda vardır.